10 Haziran 2012 Pazar

"Şehir Restaurant" ta araba ıslatmaca :)

2 yıl öncesinden bir konuşma geldi şimdi aklıma
Ç.Ö. : Seni Şehir Restauranta yemeğe götüreyim mi ??
C.K. : Yok ya tuzlu gelmesin sana orası ??
Ç.Ö. : Aaaaa bana bişey demez orası rahat ol sen

 Aradan çok sonra ......

C.K. : Aşkım hani Şehirde yemeğe götürcektin beni ne oldu o söz hani sana koymazdı :)
Ç.Ö. : Gideriz bi gün aşkım yaaaa acelesi mi var tamam götürcem ben seni :p

İşte o bi gün geldi ve biz benim arabayı ıslatma bahanesiyle birlikte Bandırmada son gecemizde tuttuk Şehir Restaurantın yolunu Aşk her ne kadar sen beni götürmesen de olsun sonuçta gittik :) Bu fotoğraf da kanıtıdır :)


Eskileri andık , o günlerin anısına Yigoyu aradık , Bandırmaya bir de Şehir restauranttan baktık, rakıları yudumladık mezeleri yedik :) NG ağladı biz ağladık sonra halimize güldük :)


Mezelerimiz ve rakılarımız ama masanın tadını getiren bence bizim aşkımız ve bu gecenin son olmadığını biliyor olmamız ....


Senin kırmızı penyeni , bakışını , suratını , omzuma attığın o elini yerim ben şapşal suratlım benim :) Diye diye arabayı da ıslattırdın bu gece :)


Bu da muhtemelen bu 3lünün uzunca bir süreliğine son fotoğrafıdır heralde :(
Ne kadar söyleme ben ağlamıcam desem de bütün gece "bu gece son" şarkısını ağzından düşürmedin ya aşkım tebrik ediyorum seni :) söyleye söyleye ağlattın sonunda önce NG yi sonra kendini :) ama herşeye rağmen o şapşal suratından ve suratımdan gülücük eksik olmasın inşallah aynı bu fotoğraf gibi :)


Madem çok istedin bu şarkı da bu gece adına senin güzel hatırın için gelsin bebeğim bu yazdıklarımı okuduğun gün eğer yanında olursam lütfen kulaklık tak ve dinle :)


  Bu arada Arabayı da senin araban gibi kazasız belasız kullanmayı nasip etsin Allah daha iyilerini de ikimiz birlikte alıcaz inşallah bebeğim :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder